Kayıtlar

Mayıs, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

duyguların konması ve göçmesi.

Resim
                                                                                     f  song-strawberry  guy: geriye dönüp baktığımda sadece daha fazla biz buldum biz ve bizden kalan duygular  düştüğüm yokuşları kaydırak bellediğim yollar bellemek zorunda olduğum diyelim bi gelecek için kaygılı iken bi de gelecek için heyecanlı iken tutmaz uyku beni ayak parmaklarımdan baş ucuma kadar beni ayakta tutar tutmakla da kalmaz  yerimde durdurmaz bilemem elimi kolumu nereye koysam nasıl otursan nereye sığsam ne hissetsem  ne düşünsem hangi duyguyu zıtlıklar yakın mıdır tezatlar çeker mi birbirini zıt kutuplarda olduğu gibi mi  aşk da nefret gibi güçlü mü güçlü hepsi kaygı da heyecan gibi ne düşündüğünü unutturan türden ikisi ne yapman gerektiğini unuttu...

gelecek gelemezse.

Resim
                                    homeshake - love is only a feeling kendimize tutsağız biz bu kapı pencere  üstüme üstüme bu oda dar geliyor  benliğime  arkama bakmadan koşmak nefesim bitene kadar uzaklaşmak kaçarcasına değil ama kaçarcasına kaçtığım bir şey de yok ama var gibi de duygular kötü duygular ve çok kötü duygular  kaçmaya bir sebep mi peki bunlar neyden kaçıyorsun  kimden kaçıyorsun  kendinden ise fayda etmez her aynayı gördüğünde işte suçlu tam karşında  başkalarından mı o zaman başka  kaçsan da o duygular bırakmaz peşini acıların hafifler sadece tentürdiyot gibi yakar başta ama zamanla hafifletir  aynı onun gibi müebbet yemiş bi hapishan e mahkumundan farksız bedenimizden çıkamayacak olmamız kendini sevmek başkasını sevmek gibi aslında tek farkı ben seni daha fazla istemiyorum  görüşürüz diyemiyorsun evinden kaçmak gibi evini parampa...

nerede o eski bayramlar.

Resim
                                şarkımız:                                (rue des trois  frères-fabrizio paterlini) bir hastanelerde bir cenazelerde  bir de bayramlarda  ölümün keskin gerçekliği ile baş başa kalırdım  küçükten beri her bayram bak bugün anneannene gidiyoruz derlerdi bana en güzel elbiselerimi giyer saçlarımı anneme ördürür hızlıca bir resim karalardım anneannemin mezarınının başına koymak için akabinde  koşa koşa mezarına giderdim elbisem uçuşurdu arkamdan hep sorardım anneme anne o bizi görüyor mu diye dua etmekten ve özlemden buğulanmış gözleri  ve  göz yaşları  gözlerinin rengini ortaya çıkarırdı küllü kahve bal rengi gözlerini evet derdi yanaklarını silerek hep üzülürdüm annem ağlıyor diye ama artık onu anlıyorum anlamaya daha yakınım en azın...