Kayıtlar

Aralık, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

müsvedde

acelem yokmuş gibi görünen bir telaş bu bütün eşiklerin ötesi başlangıcın bile kabulün getirdiği sessizlikten sonra dinen bir fırtına gibi insan bazen anladığını sandığı her şeyi bir bakışla yeniden anlayan yoluna koymaya çalışıyor her şeyi sanki yol hala oradaymış gibi sona geldiğini biliyor herkes acılar büyüyor içlerinde  çoğalıyor taşkınlaşıyor bir tek duvarla yetinmiyor bütün perdeleri yırtıyor o an bütün zamanlar aynı anda oluyor hayal kırıklığıyla bir bardak düşüyor  kırılıyor  sesi geç geliyor ateş değil bu daha sessiz düştüğü yeri içten içe tüketen insan acımasızlaşıyor kendine karşı önce günün sonunda huzurla  suskunlukla baş başa kalıyor gökyüzüne bakıp düşünüyor kaç şey yarım kaldı diye piyano son nakarata giriyor fark ediyor en güzel kısmı çoktan geçip gittiğini ne imkansız insanın insanı anlaması ne imkansız insanın kendini anlaması ilişmeden uzaktan bakmak mümkün değil zorla dahil olmak kaçınılmaz hepsi insanın karalaması hepsi insanın manzarası

zihnin son kıyısı

  Sıkışık zamanlarda zıtlıklar takipe diyor ruhumuzu  o darlığın verdiği ilham patlaması ile  sonsuza kadar yazma isteği uyumak üzereyken zihnimde canlanan cümleler kağıda geçirmenin ağrılığı eğer uyursan ebediyen seni terk edecek olan o kelimeler sanki seni hiç bulmamışlar gibi  hiç var olmamış gibi  usulca terk edecekler  duyguların hiyerarşisi düşündürüyor insanı kim kimden daha değerli  hakemleri kim  bunun kararını verecek her şeyi çok hissetmenin verdiği güç ve acizlik ikilemi