Kayıtlar

Ocak, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

hisler ve istekler kumpanyası

Resim
en çok karıştığım noktadayım hangisi hissim hangisi isteğim muallaktayım son derece muğlak suyun dibi gözükmüyor balıkların bile kafası karışık hissettikleri mi ağır basar istedikleri mi bu bulmacayı çözmeye çalışıyorum uzun süredir elimde kalem gazete sudoku çözer gibi saatler günler hatta haftalar gibi  sürdüğü süreye tekabül eden terimleri boşvermek lazım aslında çünkü hiçbiri gerçek değil ne zamanlar ne biz bi boşlukta sallanıyoruz sadece buna da dünya diyoruz küçük yaşamlarda büyük dertler ediniyoruz hissimiz mi isteğimiz mi bu dert ayırt edemiyoruz ayırt etsek belki de  her şeyi çözdük sanarız bundandır belki de bunca şeyi bilmeyişimiz bilmememiz gerektiğindendir. 29/1/23

uyanış

Resim
herkes uyanıyor yataklarından toprak hala nemli sanki onca zaman geçmemiş gibi uyanmalar var uyanışlar var herkesi uyandırıyorlar tek tek  sırayla uyanan korkuyor uyanan sorguluyor ne yapıyorum ben  neredeyim diyor ve herkesin dediği  gitmem gerek burdan ait olduğum yerde değilim bu farkı keşfeden herkes uyanıyor nemli topraklardan çiçekli mezarlardan betonlar aynı donuklukta olanı biteni izliyor mahşer yeri gibi aslında ama bir o kadar da huzurlu içe dönüş uyanış sonuçta nasıl huzurla olmaz nasıl huzurlu olmasın bi uyanış hiç bu kadar huzurlu olmamıştı anlam arayışına geliyoruz aslında sessiz çığlıklarla yaşıyoruz keşfediyoruz sanıyoruz ama keşfedemeden ayrılmak durumunda kalıyoruz hiç geç değil aslında bu yanılgıyı yaşıyorum anlam kazandıkça bazı şeyler nefesler bile daha anlamlı hale geliyor uyanmalar var uyanışlar var herkesinki eşsiz herkesinki birbirine benzemez hayat çizgilerimiz gibi birbirine benzemez hayat gibi yaşam gibi her gün yediğimiz yemeğin farklı olması ...

küçük prens

Resim
bazen küçük prens olmak isterim, kimsenin olmadığı bir gezegene ışınlanmak ve sadece orda olmak kendi düşüncelerimi kendime sorup kendimle sohbet etmek herkesi mutu etmek zor herkesin fikirlerine  çizgilerine uymak çok zor ve yorucu bazen o kadar yoruluyorum ki keşke bulutlara çıkıp oraya saklansam herkes uyuduğunda geri dönsem sokaklara karanlıkta yürüsem düşünmeden ya da düşünsem herhangi bir şeyler hakında fark etmez savrulurken hayallerde mutluluk değil hüzün besler içimi baş edemezken bile bazı şeylerle boşver derim içime   20/1/23

her canlı gönülü tatmalı

Resim
anneanneme, Küpelerin kulaklarımda Ben daha bebekken beni kucağına alırken Taktığın küpelerin Hep yaşıyorum seni Seni Güzelliğini Herkes sana benzetiyor beni Çok hoşuma gidiyor Dalgalı saçlarımı Gözlerimi Ellerimi bile En çok da ellerin O kırmızı tırnakların Tüm kırmızılar sensin sanki Tüm kırmızı rujlar senin yadigarın başkalarının olamaz Sen yokken bile içimdesin gibi Sanki ruhlarımız iç içe geçmiş İçimden seninle konuşuyorum bazen Duyduğunu biliyorum Ah güzel kadın  Ah sevgili gönül Sen burda olsaydın Neler yapardık Neler yapmazdık Düşünüyorum hep kimselere benzemiyorsun sen Seni tanımayan insanlara acıyorum Ne yazık Şimdi ne yazık diyemiyorum Çünkü ben seni yaşatıyorum Her canlı bir gün ölümü tadacaktır yerine Her canlı bir gün gönülü tanıyacaktır demek istiyorum Onun gönlü kimse gibi değil demek istiyorum Diyorum da Herkese diyorum hep Ölüm hakkında düşünüyorum Sonu olmayan bi bataklık Eğer bana seni geri verecekse  Düşünmeye devam ederim diyorum görevlilere Ama burda Ama...

üç yüz altmış beş gün batımı

Resim
  aslında yeni yıl yazıları çok saçmalaşmıştı kafamda asla yapılmayacak planlar verilen sözler tutulan notlar söylenilen mesajlar hepsi hiçliğin içinde kayboluyor alabora olmuş tekneler gibi denizin dibinde hiçiliğe  uğurlanıyorlar tam da yılın son gününde  kendime bir not yazmalı mıyım ikilemine düştüm ve bilgisayarımı elime aldım ve sonra aynı hızla geri kapattım biz bu sözleri notları planları  kime yapıyoruz sevmediğimiz akrabalara mı en yakın arkadaşımıza mı kardeşimize mi sevgilimize mi annemize babamıza mı cevabın kendimiz olduğunu düşünmem açık söylemek gerekirse  uzun vaktimi aldı onları hangi platformda kimsenin umursamadığı insanlar topluluğuna  bildiriyoruz hangisine sahtelik beni hiç olmadığı kadar rahatsız etmeye başladı  bu son dönemlerde bu yüzden  kimsenin okuyup  okumadığını umursamadan kendimle konuşma  karar aldım hep yaptığım gibi öncelikle  üç yüz altmış beş gün batımı yaşadığıma inanamıyorum bu klişe söylemler...