tıkırtı

 




yeniliğin iç gıdıklayıcı heyecanı ile 

alışmaya korkmanın ikilemi 

içimde devasa bi tahterevalli

bir aşağı bir yukarı sallanıyor

ağır basan kendi tarafına çektiğini zannediyor

kazanan yok halbuki

zamana göre değişiyor hisler 

tıpkı havalar gibi

hafif puslu havanın

yağmura kaptırdığını zanneden güneş gibi

dağılacak bulutlardan 

çıkacak gökkuşağından haberi olmayan bi ahmaklık hali

keskinkes her şey bitti derken tıkırtıları duyan

ürkekçe kapıya gidip titrek sesiyle kimin geldiğini öğrenmeye çalışan biri

kapıyı aç ki göresin gözünün önüne serilenleri

belki eskisi belki eskisinden de daha yeni birisi

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

dikişsiz elbise

müsvedde

kağıtlar