üç yüz altmış beş gün batımı





 


aslında yeni yıl yazıları çok saçmalaşmıştı kafamda

asla yapılmayacak planlar

verilen sözler

tutulan notlar

söylenilen mesajlar

hepsi hiçliğin içinde

kayboluyor

alabora olmuş tekneler gibi

denizin dibinde hiçiliğe 

uğurlanıyorlar


tam da yılın son gününde 

kendime bir not yazmalı mıyım

ikilemine düştüm

ve bilgisayarımı elime aldım

ve sonra aynı hızla geri kapattım


biz bu sözleri notları planları 

kime yapıyoruz

sevmediğimiz akrabalara mı

en yakın arkadaşımıza mı

kardeşimize mi

sevgilimize mi

annemize

babamıza mı


cevabın kendimiz olduğunu düşünmem

açık söylemek gerekirse 

uzun vaktimi aldı


onları hangi platformda

kimsenin umursamadığı

insanlar topluluğuna 

bildiriyoruz


hangisine


sahtelik beni hiç olmadığı kadar

rahatsız etmeye başladı 

bu son dönemlerde


bu yüzden 

kimsenin okuyup 

okumadığını

umursamadan

kendimle konuşma 

karar aldım

hep yaptığım gibi


öncelikle 

üç yüz altmış beş gün batımı

yaşadığıma inanamıyorum

bu klişe söylemlerin bi varyasyonu değil

gerçekten nasıl yaşadığımı

kavrayamıyorum


ama yalnız 

ama değil

365 gün doğumu

365 gün batımı


ben sanırım biraz fazla anlan yüklüyorum güneşe

insanlara göre


bence az bile kalıyor


duygulara da fazla anlam yüklüyorum sanırım

beni anlamayan insanlarla bi hayat sürdürmek zor

bu kimse beni anlamıyor yakarışı değil

ruhumu gerçekten gören insanlar 

bir elimin parmaklarını geçmez


bunu söylerken insanların çekinmesi

tam da parmak basmak istediği nokta aslında


yalnızız 

hem de çok

ve bunu tam anlamıyla

fark edenler ile

fark etmeyenler

keskin bir noktada ayrılmakta


yalnızlık demem mental anlamda 

bir çöküş değil

ben mutluyum 

hem de oldukça

ama sadece içimde

sorguladığım şeylerin cevabı

kısa zamanda bulunacak cevaplar değil

bu da duygu ve düşünme dünyamı etkiliyor


biraz da o ''klişe'' diye nitelendirdiğim listelerden yapıcam

her ne kadar onlara benzeme de biraz öyle

yıllar geçince nasıl düşündüğümü

kendime hatırlatmak için

gerçek amaçlarına hizmet eden bir

yeni yıl yazısı


sevgili beril,

nerden başlasam bilemiyorum

keşke bedeninden çıkıp dışardan

kendini görebilsen

belki o zaman haksızlıklarına bi

son verirsin

yazı yazmayı sakın ama sakın

bırakma

içtiğin su

barındığın ev

yediğin yemek 

gibi

senin kalemin

bunu biliyorsun

bildiğini biliyorum

insanlara çok takılma

gerçekten

bunu neden diyorum

koskoca evreni düşündüğümüz de

hepimiz bir toz parçası bile değiliz

dertlerimiz

tasalarımız

gözyaşlarımız

aslında hiç var olmamış kadar

görünmez

bu üzücü değil

bunu aklında tut

çünkü hiçbir şey

çözülemez değil

ölümden başka


sevmeyi unutma

o kadar çok sev ki

içindeki tüm sevgiyi paylaş

ancak öyle yaşadığını hissedersin


seneye bu zamanlar ne yapıcan 

çok merak ediyorum

etrafındakiler

kalbindekiler

çevren

üniversiten

iç dünyan

çok heyecanlıyım senin için

sen de öylesin


aslında değinmek istediğim çok konu var

ama kısa kesicem

bitirmek çok zor

her şeyde olduğu gibi


hiç görmediğin 365 gün batımı yaşayacaksın

iyi seyirler


1/1/23



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

dikişsiz elbise

müsvedde

kağıtlar