büyük çınar olmak.
here comes the sun- the beatles
azim, rekabet, mücadele ve çaba kavramları küçük ağlak kız çocuklarında olmaz
bilirsiniz
hepimiz biliriz
babam bana öğretti hepsini ama hepsini
daha 4 yaşındayken sandalye kapmacalarda rekabet duygusunu tatmıştım
aynı zamanda tatlı rekabetin heyecanını
her oyunu kaybettiğimde gözlerim yaşlı yanaklarım kırmızı
ağlayan bir beril
oynamak istemediğini söylüyor
babam o günlerde başladı
o ilkeleri öğretmeye
hep teşvik etti beni
her şeye
herkese karşı
bazen
birçok şeyde ki özgüvenim
o hatırı sayılır
yakalamaca
köşe kapmaca
saklambaç
gibi oyunlardaki tutumu
sayesinde gerçekleşti
diye düşünürüm
hayvan sevgisi mesela
bir gün yaralı bir köpek gördüm
sabah saatleri
servisimi bekliyorum
mataramdan ona su içirebileceğimi düşünecek kadar küçüğüm
babama söz verdirtmiştim
onu veterinere götürmesine dair
tutmuştu gerçekten sözünü
şimdi sokaktaki bütün hayvanlara
mama verip onları okşuyorum
hayvanların korkulması gereken bir şey
olmadığını o davranışları ile aşıladı belki de bana
ve merhametin önemini
ne olursa olsun
bende yarattığı etki çok ayrıydı
azim mesela
bir gecede istiklal marşının tüm kıtalarını ezberledik
güle oynaya değil
ağlaya ağlaya
ben kendime inanmazken bile babamın bana olan inancına yaslanarak
pes etmeden yapmıştık
korkusuz olmak mesela
bisiklete binmeyi öğrenirken bana
düşmüştüm gözünün önünde
şimdi sesim hala kulaklarımda
çığlığım ile düşüşümün beraberliği
ve muhtemelen ilk derin yaram
ileride onlardan yüzlerce sahip olacağımdan habersiz
kabuk tutmuş ilk yaram
birçok başarı içinde başarısızlıklar barındırır ya
o kabuk da benim başarımdı
başarıya ulaşmamı sağlayacak olan
yap boz parçalarından yalnızca biri
o gün aldığım bisiklete bir daha hiç binmeme kararı
hala ne kadar kararsız olduğumun göstergesi
bebek sahilde babamla yaptığımız bisiklet turları ise
o günlerin filizlenen çiçekleri
bana kattıklarını
katacaklarını
ve katıyor olduklarını
saymaya devam etmek isterdim ama
bir iki söz de sana söylemek istediklerim var
zor ve kötü günleri anlatmak onların acısını tekrar gün yüzüne çıkarır
ama sen benim ne demek istediğimi anlayacaksın
fedakar olmak öyle dile kolay
üç hecelik bir lokmada olan bir eylem değil
sen en güzel örneğisin bunun annemle birlikte
gece uyumadan önce geleceğimi düşlerken
bir hayalim hep aynı şekilde kafamda dönüyor
o yaptığım işte çok başarılıyım
dünyanın dört bir yanını geziyorum
ödüller alıyorum
ve yine bir ödül töreni
tüm salon beni izliyor
tüm kanallar canlı yayında
sevdiğim herkes gözlerimin içine bakıyor gururla
ve ben herkesin beklentisinin aksine
kendi yaşantım yerine annemi ve seni anlatıyorum
beni nasıl yetiştirdiğinizi
öyle detaysız falan da değil
zor günleriyle anlatıyorum
şimdi anlatmayayım
sürprizi kaçmasın
zaten ilerde duyacaksınız
sadece insanlara senin ve annemin
bizim kızımız değil
beril kavramını
birey kavramını
başarmaya çalıştıklarını
başardıklarını anlatıyorum
en son alkış kıyamet tabii ki
bugüne kadar yaptıklarınıza layık olmaya çalıştım hep
bana fazla olduğunuzu düşündüğüm çok zaman oldu
bu yazı hiçbir şeye karşılık olamaz ama
annem duygular satılık değil derdi hep
ben de sana duygularımı hediye etmek istedim bugün
bu hayatta da başka hayattalarda da
sadece senin kızın olmak isterdim
(klişe ama söylemek zorundayım)
iyi senin kızınım
iyi ki benim babamsın
abim ve ben dünyanın en şanslılarıyız
elini sıcak sudan soğuk suya sokmadığım
ayağını taşa değdirmediğim
hep başımın üstünde yerinin olacağı
bir dönem de gelecek
ve ben o zaman geldiğinde
size bakmak zorunda olduğum için değil
her şeyin en iyisini ve en güzelini hak ettiğiniz için size bakacağım
bu dünyada senin kızın olmaktan daha gurur duyduğum bir şey yok
iyi ki o çikolatalı sütleri içtim
iyi ki her gün o masal saatlerini yaptık
iyi ki koşa koşa oyunlar oynadık
iyi ki her uyuya kalma taklidi yaptığımda beni kucağında taşıdın
ve iyi ki şu an karşılıklı oturup
keyifli vakit geçirip
bir şeyler paylaşabiliyoruz
aynı noktada buluşabiliyoruz
baba kelimesini bana anlamlı kıldığın için teşekkür ederim
seni çok seviyorum
babalar günün kutlu olsun baba
elif beril üçgün
19/6/22
sandalye kapmacayı dramatize edene kadar blogun fena gitmiyordu aslında
YanıtlaSilaslında yazının akışına uygun bulduğum her şeyi dramatize etmeye çalışıyorum
YanıtlaSil