kızgınlıklar gürültüden ibaret şimdilerde.



                                     back to the old house- the smiths



hepimiz bir zaman böyle hissetmişizdir 

boşluğa bakmak fütursuzca 

duvarları seyretmek 

bazen de sadece yatmak

hatta düşünmemek bile

işin özü

hiçlikten zevk almak



kelimeler verdiler önüme 

saçma cümleler kur bunlarla dediler

kurdum ben de 

onlarca kurdum

hepsi alt alta

hepsi aşağıda



eylemsizliği rutinlere eklemenin önemini

keşke anlasak



yalnızlığın ve karanlığın da

bizi yer yer

beslediğini unutmadan

zaman zaman onları yaşamak



tek başına yemek yemenin bile normal olmadığı bi yerde

tek başına ağlamanın da normal olduğunu 

herkesi kollarından sarsarak anlatmak istemek



kafamı kurcalıyor birileri

en ücra köşeleri bile karıştırıyor

ne var ne yok

dip köşe bakıyor

çok zor bu kadar çok şey düşünürken

sadece açmam gerekenleri açmak



kilitli olan dolapları

duygularımı anlatmak uğruna zorlamak 



zor 

bu hayat zor

çoğu zaman keyifli



geceler ayrı

herkesten gizli 

sakladığım oyuncağım gibi

her yere giderken yanıma götürmek istediğim

ama başkalarının görmesini istemediğim 



geceler ayrı

paylaşamam onları

oradaki duyguları

şarkıları

ve tavanda adeta

projeksiyon gibi

yanısyan hayalleri

düşünceleri

senaryoları



bazen düşünüyorum 

içimi rahatsız eden ne

içimdeki berrak nehire

siyah damlalar akıtan nedenler ne



sonra düşünüyorum

hiçbir şey

kandırıyorum kendimi yine



bir sonraki yüzleşmeye kadar

boyun ağrılarımı göz ardı ederek

mutlu olduğumu söylüyorum kendime

çünkü öyleyim ya



sorunlar varsa çözülmeli

çözülemiyorlarsa yoklar



yoklar o yüzden 



ben ne zaman hiç ağlamıyorum desem

hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlıyorum 

gün ağarınca

sözler ortaya çıkıyor

güneş beni duyunca 

sözünü tutuyor 



bazen kendime sarılmak istiyorum 

gel sarılalım

hafife alma öyle

en ağır antidepresandan bile iyidir sarılmak

çünkü hayat güzeldir

gel sarılalım o yüzden 



hiç sıkılmadan aynı şarkıyı dinliyorum günlerdir

ama hani değişime mahkumduk

ben şarkıyı değiştirmek istemiyorum 



her gün avokado tost yiyebilirim mesela

ya da 

her gün converse giyebilirim 

değişime dahil mi bunlar

yoksa kaideyi bozmayan istisnalar mı



hayat da biraz istisnalar mıdır

öyledir öyledir 



geçen gün altı saatlik 

bi yolculuk yaptık

çok sıkıldım

eve varmak istedim

dakikaları saydım



oysa hep diyordum

bi uzun yola çıksak keşke

çıktık ya işte

sevinsene



insanoğlu işte

hep nankör 

hep doyumsuz



istediği şeyi istediği saniye istiyor

o saniye geçer geçmez

istenmeyen şeyler listesinin

en başına ekleniyor

en istediği şey



zamanla en sevdiği

en sevmediği oluyor



en girmediği yer

en işlek yeri oluyor



en nefret ettiği

en güvendiği oluyor



evet zamanla oluyor bunlar

değişim işte

istisnalar dışında olan kaide bütünü

o da böyle gözüküyor dışarıdan 





elif beril üçgün

6/6/22





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

dikişsiz elbise

müsvedde

kağıtlar