hayatı başlatanlara.

kadınlara, hayatı başlatanlara.


ben anneanneme hasret büyüdüm kendisi vefat ettiğinde ben sadece 4 yaşındaydım benim için en özel olan kadınlardan biriydi ve hala öyle. o yüzden bu yazıda onun vefatı için yazdığım bir şiire de yer vermek istiyorum. 

masumiyetin benizlere yansıdığı zamanlar

herkesin çehresi pirüpak

masumiyet gibi duygular var o zaman

ve sen varsın

sen bugün gözlerini kapattın dünyaya 

ben dört yaşındayım

gözlerimi sadece saklambaç oynarken kapıyorum 

gözlerini dünyaya kapatmak ne demek bilmiyorum 

herkes ağlıyor

çevremdeki herkes

en çok annem

neden bilmiyorum 

beni başka yerlere götürüyorlar 

ağlayanlardan uzağa

oyun oynamaya devam ediyorum oralarda

anneannem de benimle saklambaç oynayacak mı diyorum 

hayır diyorlar

ama neden hayır?

onun da gözleri kapalı işte



ve annem. o olmasaydı kadınlığın ve inceliğin ne anlama geldiğini asla bilemezdim. o iyi ki var. onu dünyaya getiren anneannem iyi ki var. beni büyüten ve annem gibi olan bütün kadınlar iyi ki var. kalbimde yer eden bütün kadınlar iyi ki var. 

anneme yazdığım doğum günü yazısı bu. bu yazıyı gözlerim dolu dolu bir gece yarısı alelacele, unutmadan 
yazmaya çalışmıştım. umarım ilhamım size de geçer.


küçükken herkese isminin anlamını soruyorken anneme de sormuştum,masum bi şekilde "anne senin isminin anlamı ne?"benim ismimin anlamı ışık demek kızım demişti,ilk duyduğuma masa lambası normal lamba gibi kavramları düşündüm sonra gün ışığı ya da güneş ışığı olabileceğini düşündüm ama asla kafamda oturtamadım,tâki senin etrafındaki insanlara saçtığın ışığı görene kadar,konuştuğun her insanın sana dediği ortak şey,sen herkesten farklısın,evet gerçekten haklılardı gerçekten sende kimsede olmayan çok şey vardı.gün geçtikte tekrar tekrar emin oluyorum ve hayrete düşüyorum nasıl herkese bu kadar sevgi dolu ve kinsiz olabilirsin diye,mutfağı bi gün karıncalar bastı,sadece küçük bi reçel parçası tezgaha damladı diye,diğer insanlar olsa...neyse herkesin napacağını biliyorsunuz.annem onların önüne bi kase bal koydu onlarla her gün konuştu hal hatır sordu,insanın insana yapmadığı annem karıncalara yaptı,sonra yine başka bi gün kuruyan güllerine bakıp kara kara düşündüyo,ama kim yapar ki bütün çiçekleri sulamayı,sen o gün nerdeyse evimizin çevresindeki tüm çiçekleri suladın sevdin onların yapraklarını iyileştirdin,ışığını saçtın onlara.benden hiç ayırılma ama eğer bi gün gidersen bu dünyadan, herkes arkandan o çok farklıydı diyecek şu an dedikleri gibi.sevgisi çiçekleri diriltirdi diyecek,kimsenin arkasından kötü bişey düşünmezdi düşünene de kötü düşünme bilmediğin şeyler vardır derdi diyecek,kuşlarla bakışırdı anlardı onları diyecek,bi çiçek görse bi yağmur yağsa onda mutlusu olmazdı diyecek.

dünyanın en güzel nuru benim annem,annemin ne kadar nurlu ışıklı olduğunu anlatmaya kelimeler yetmez hele içindeki sevgiyi anlatmaya kalksam dünyadaki tüm kalemler kağıtlar bir olsa yine yetmez çünkü onun ışığı sonsuzluk gibi nur gibi seni içindeki sevgiden daha çok seviyorum iyi ki senin karnında 9 ay geçirmişim iyi ki doğduğum ilk an senin yanağına koymuşlar yanağımı,senin kızın olmak benim için her ne kadar harika bişey olsa da herkesin yapabileceği bişey değil,senin içindeki sevgiyi gelecek nesillere akrtarmam öğretmem gerek,çünkü bu sana verilen hediye tüm insanlık tarafından fark edilmeli ve ben elimden geldiğince bu eşsiz hediyeyi nesilden nesile geçiricem, sen benim için her zaman o dalgalı saçlı göz kalmeli halka küpeli özgür genç kız olarak kalıcaksın içimde.içimde öyle kalsan da ilerde beyaz saçlarını da kırışıklıklarını da kalem tutmaktan buruşmuş ellerini de dünyanın bütün kiri ve nefretine rağmen o temiz kalan o pamuk kalbini de o özgür kızı sevdiğimden daha çok sevicem hiç şüphen olmasın.sensiz bi dünya dünyam olmazdı, olamazdı yaşayamazdım orda.iyi ki


benim için önemli özel ve bol ilhamlı olan bu iki yazıyı sizinle de dünya kadınlar gününde paylaşmak istedim. gündemde maalesef ki hep başı çeken kadına yapılan duygusal ve fiziksel şiddet hakkında konuşmayı bugün rafa kaldırıyorum ama başka bir gün o raftan indireceğime söz veriyorum. kadınların ve kadınlığın dünyamıza ışık saçacağı günlere.


elif beril üçgün

8.3.22

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

dikişsiz elbise

müsvedde

kağıtlar