güzellik düz ya da dalgalı değil.
sebepsiz yere kötü hissettiğimde en çok yaptığım şeyi yaptım yine, uzun rutinler, kremler, serumlar, yağlar, bir sürü cilt bakım araç gereci ve müzik. saçıma bakımlar yaptım, bi o yana bi bu yana attım, aynaya baktım, kendime baktım ve içime baktım, bakmaya çalıştım ve bunları yaparken ne zaman değersiz hissettiğimi düşündüm çünkü ben tüm bunları yaparken bunu hissetmiyordum temelde yatan tek isteğim değerli hissetme arzusuydu, herkeste olduğu gibi.
saçlarım küçüklüğümden beri düzdü ta ki ergenlikle beraber saçlarımdaki elektriklenmeler ve dalgalamalar başlayana kadar benden önce herkesin dediği şey sen bu saçla nasıl başa çıkıyorsun. Başa çıkmama izin verdiniz mi ki. 17 yaşıma kadar oturduğum sayısız kuaför koltuğu. hepsi aynı dertten muzdarip. sanki ben oraya gelen bir müşteri değilim de alelade sokaktan çevirdikleri biriyim.
şu anda baktığımda artık 18 yaşına girecek bir genç kızım ama o zamanlara dönüp arkama baktığımda kendini yüzünü saçını ve en önemlisi kişiliğini anlamaya çalışan bir çocuk olarak her açıdan çok zedeleyiciydi.
peki bunları neden anlatıyorum ya da nereden aklıma geldi. biraz arka plan bilgisi vermem gerekirse.
dediğim gibi hep yaptığım rutinler aslında, saçlarımı duştan sonra şekilendirirken aynada saçlarıma baktım ve 2 sene önceye kıyasla ne kadar azaldıklarını fark ettim. az saçı olmasından şikayet eden bir insan ile kıyaslarsak gayet de yeterli derecede saçım vardı. hatta belki de yeterliden fazla.işte o yeterliden fazlayı biraz açmam gerek.
ergenliğimi ve çocukluğumu düz saçın güzel olarak kabul gördüğü ve düz saçın güzel olduğu düşünüldüğü bir dönemde geçirdim.
belki bunu yaşıtım olan düz saçlı bir kıza sorsanız fark etmez aynı şunun gibi.elinde sahip olduğu oyuncakları unutan bir kız ile o oyuncağa sahip olamamış bir kız, sahip olamamış kız hep onu ister ama sahip olan kız ona ne zaman sahip olduğunu bile hatırlamaz.
metafordan çıkarım yapacak olursak. düz güzeldi ve ben dalgalıydım. şimdi yeni yeni değişen güzellik algıları. kiloluğun bile sonunda şükürler olsun dalga geçilmemesi gibi büyük yollar kat ettik ve bu yollarda kıvırcık saç artık güzel oldu. bana gelecek olursak.
aynanın karşısına geçip ağladığım günlerim bile olmuştur sırf saçım çok fazla çok kabarık ve çok kıvırcık diye. hep fön çektirmek istiyordum saçım düzken kendimi başka biri gibi hissetiyordum.13 yaşımdan 17 yaşına kadar bütün doğum günlerimde düğünlerde özel günlerde saçımı düz yapmak istiyordum. 8.sınıfta girdiğim lgs sınavında bile saçımı bir gün öncesinde düzleştirmiştim. çünkü düz güzeldi ama ben kıvırcıktım, düz olmak demek güzel olmak demekti ben de o yüzden güzel olmayı seçiyordum. en azından öyle olduğunu sanıyordum.
14-15 yaşlarımda ara makasın ne kadar mükemmel aynı zamanda ne kadar korkunç bir şey olduğunu anladım 2-3 ay arayla saçlarımın hem boyunu hem de yoğunluğunu azaltıyordum. 16 yaşımın sonuna doğru 2 seneye kıyasla saçım hem çok azalmıştı hem de dalgaları uca doğru garipleştmişti şu an oturup bu yazıyı yazan beril böyle garip olduğunu düşünüyordu oradaki beril gayet mutluydu. çünkü saçı eskisi gibi kabarmıyordu ve güzeldi. düz değildi ama güzele yakındı. en azından ona göre
günümüze yaklaştıkça bu yazıyı yazmama sebep olan asıl nedeni de size açıklayayım saçlarıma bir şeyler sürmek yerine onların gürleşmesini ve uzamasını sağlamaya çalışıyorum şu anda güzellik standartları dalgalı saçta bu iyi mi kötü mü bilmiyorum sadece insanların kendini sevmesi için bu standartlardan onay almasını çok üzücü buluyorum ben de buna dahilim.
sosyal medya, dipsiz kuyu, bir post dakikalar hatta saniyeler içinde milyarlara ulaşabiliyor her şey çok hızlı her şey çok beşeri ve biz bu sanal dünyada gerçek mutluluğu bulmaya çalışıyoruz.
ben geçen yaz kakül kestim çok istemiştim ve yaptım. kıvırcık saça kakül mü kesilir diyen insanlar var hep vardı ve hep olucaklar. ve ben de hep o kakülü kesen insanlardan olucam. benim saçlarımı bütünüyle sevmem 17 yılımı aldı ve kendimle alakalı aldığım en büyük karar 18. yaş günümde saçımı olabildiğince kıvırcık şekillendirmek çünkü ben kıvırcığım düz değilim ve güzellik düz ya da dalgalı değil. güzellik aynaya baktığında kendine bu benim diyebilmek ben bunu yeni yeni demeye başladım en azından saçım için. hep her yerde saçımı seviyormuşum gibi gözükse de aslında bu benim içimde yer eden bir kabuktu hep. o kabuk düştü artık ve izi bile kalmadı ben dalgalarımı çok seviyorum siz de sevin çünkü onlar dalga olduğun için güzel değil sizin olduğu için güzel.
elif beril üçgün
5.3.22
Yorumlar
Yorum Gönder